Ziya Osman Saba'nın 1940'lı yıllarda farklı zamanlarda yazılmış öykülerinin bir araya getirildiği "Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi" adlı kitabından aynı adla sahneye aktarıldı. Hilmi Zafer Şahin'in kolaj yaklaşımıyla sahneye aktardığı oyun, Saba'nın İstanbul'a duyduğu özlemi, sevgiyi, daha ötesi saygıyı sahneye taşıyor. 1952 yılında Varlık Yayınları'nda yayımlanan öyküler sahneye aktarılırken yazarın yazdıklarına sadık kalınarak ekleme yapılmaksızın önemli ustalarından Ziya Osman Saba'yı tanıtmak, diğer yanıyla da 60 yıl öncesinden geçmiş ve o günler bağlamında İstanbul'u kaybolan ve yaşayan değerler yönünden anlatmak, tanıtmak.
Ziya Osman Saba'nın 1940'lı yıllarda farklı zamanlarda yazılmış öykülerinin bir araya getirildiği "Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi" adlı kitabından aynı adla sahneye aktarıldı. Hilmi Zafer Şahin'in kolaj yaklaşımıyla sahneye aktardığı oyun, Saba'nın İstanbul'a duyduğu özlemi, sevgiyi, daha ötesi saygıyı sahneye taşıyor. 1952 yılında Varlık Yayınları'nda yayımlanan öyküler sahneye aktarılırken yazarın yazdıklarına sadık kalınarak ekleme yapılmaksızın önemli ustalarından Ziya Osman Saba'yı tanıtmak, diğer yanıyla da 60 yıl öncesinden geçmiş ve o günler bağlamında İstanbul'u kaybolan ve yaşayan değerler yönünden anlatmak, tanıtmak.
Ziya Osman Saba'nın 1940'lı yıllarda farklı zamanlarda yazılmış öykülerinin bir araya getirildiği "Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi" adlı kitabından aynı adla sahneye aktarıldı. Hilmi Zafer Şahin'in kolaj yaklaşımıyla sahneye aktardığı oyun, Saba'nın İstanbul'a duyduğu özlemi, sevgiyi, daha ötesi saygıyı sahneye taşıyor. 1952 yılında Varlık Yayınları'nda yayımlanan öyküler sahneye aktarılırken yazarın yazdıklarına sadık kalınarak ekleme yapılmaksızın önemli ustalarından Ziya Osman Saba'yı tanıtmak, diğer yanıyla da 60 yıl öncesinden geçmiş ve o günler bağlamında İstanbul'u kaybolan ve yaşayan değerler yönünden anlatmak, tanıtmak.
Ziya Osman Saba'nın 1940'lı yıllarda farklı zamanlarda yazılmış öykülerinin bir araya getirildiği "Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi" adlı kitabından aynı adla sahneye aktarıldı. Hilmi Zafer Şahin'in kolaj yaklaşımıyla sahneye aktardığı oyun, Saba'nın İstanbul'a duyduğu özlemi, sevgiyi, daha ötesi saygıyı sahneye taşıyor. 1952 yılında Varlık Yayınları'nda yayımlanan öyküler sahneye aktarılırken yazarın yazdıklarına sadık kalınarak ekleme yapılmaksızın önemli ustalarından Ziya Osman Saba'yı tanıtmak, diğer yanıyla da 60 yıl öncesinden geçmiş ve o günler bağlamında İstanbul'u kaybolan ve yaşayan değerler yönünden anlatmak, tanıtmak.
Ziya Osman Saba'nın 1940'lı yıllarda farklı zamanlarda yazılmış öykülerinin bir araya getirildiği "Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi" adlı kitabından aynı adla sahneye aktarıldı. Hilmi Zafer Şahin'in kolaj yaklaşımıyla sahneye aktardığı oyun, Saba'nın İstanbul'a duyduğu özlemi, sevgiyi, daha ötesi saygıyı sahneye taşıyor. 1952 yılında Varlık Yayınları'nda yayımlanan öyküler sahneye aktarılırken yazarın yazdıklarına sadık kalınarak ekleme yapılmaksızın önemli ustalarından Ziya Osman Saba'yı tanıtmak, diğer yanıyla da 60 yıl öncesinden geçmiş ve o günler bağlamında İstanbul'u kaybolan ve yaşayan değerler yönünden anlatmak, tanıtmak.
Ziya Osman Saba'nın 1940'lı yıllarda farklı zamanlarda yazılmış öykülerinin bir araya getirildiği "Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi" adlı kitabından aynı adla sahneye aktarıldı. Hilmi Zafer Şahin'in kolaj yaklaşımıyla sahneye aktardığı oyun, Saba'nın İstanbul'a duyduğu özlemi, sevgiyi, daha ötesi saygıyı sahneye taşıyor. 1952 yılında Varlık Yayınları'nda yayımlanan öyküler sahneye aktarılırken yazarın yazdıklarına sadık kalınarak ekleme yapılmaksızın önemli ustalarından Ziya Osman Saba'yı tanıtmak, diğer yanıyla da 60 yıl öncesinden geçmiş ve o günler bağlamında İstanbul'u kaybolan ve yaşayan değerler yönünden anlatmak, tanıtmak.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder